Hakkımızda

Anadolu'nun yüzyıllık kavurma geleneğini modern bir ritüele dönüştürmek için yola çıktık. Acelesi yok, kısayolu yok, taklidi yok.

Gerçek lezzet zamanla oluşur

Bi Kazan, Anadolu’nun yüzyıllık kavurma geleneğini modern bir ritüele dönüştürmek için yola çıktı. Markanın kalbinde basit ama güçlü bir inanç var: iyi olan hiçbir şey aceleye gelmez. Kavurmamız kısayolu, taklidi ve sabrı atlanamayan bir emeğin sonucudur. Biz zamana güveniriz; çünkü gerçek lezzet ancak sabırla pişer. Ağır ateş, asil lezzet.

Ateş Hep Ağır, Hep Sabırlı

Bi Kazan’ın hikâyesi, bakır kazanda kaynayan kemik suyuyla başlar. On iki saat boyunca ağır ateşte kaynatılan kemikler, etin pişeceği suyun temelini oluşturur; bu su, kavurmanın annesidir. Et, bu kemik suyuyla birlikte bakır kazana alınır ve tereyağı, kara biber, defne yaprağı eşliğinde en az sekiz saat pişer. Kavurma haşlanmaz; yavaş yavaş kendi yağına, kendi suyuna bırakılır.

Bir Geleneği Yaşatmak

Bu, Anadolu’nun en eski pişirme geleneğidir; biz onu kaybetmemek için yeniden hayata geçirdik. Bi Kazan’ın farkı yalnızca kavurmasında değil, ona eşlik eden her detayda gizlidir. Her gün özel mayayla el yapımı pişen ekmek, on beş gün fermente edilen turşu, bakır tastan servis edilen tereyağlı ayran; hepsi kavurmanın etrafında anlam bulan birer halkadır.

Bu detaylar kavurmayla buluştuğunda ortaya bir sofra ritüeli çıkar. Ekmek sıcak gelir, müşteri onu kendi eliyle kırıp kavurmayla buluşturur; on iki saat kaynatılan kemik suyu bakır kâsede sunulur; hoşaf, Osmanlı saray geleneğinden ilhamla mevsim meyvelerinden hazırlanır; helva ise kavurmadan sonra damağı temizlesin diye sıcak servis edilir. Sıcak ve soğuk, yağlı ve ekşi, ağır ve hafif; her lokmada bir denge kurulur. Hiçbir ürün tesadüfen menüde değildir; her biri, kavurmanın etrafında anlam bulan bir bütünün parçasıdır.